Kanuni Sultan Süleyman

(I. Süleyman)Kanuni Sultan Suleyman Osmanlı Padişahı

Doğum           : 1434

Ölüm              : 1566

Padişahlık dönemi: 1520-1566

Yavuz Sultan Selim’in oğludur. Annesi Hafsa Sultan’dır. İyi bir eğitimin ardından 1509 yılında Karahisar’a, sonrasında da Bolu Sancakbeyliğine atandı. Amcası Ahmet’in talebi doğrultusunda Kırım’da bulunan Kefe Sancakbeyliği’ne atandı. Babası Yavuz Sultan Selim‘in tahta çıkmasıyla İstanbul kaymakamlığına getirildi. 1513 yılında Saruhan Sancakbeyliği’ne yollandı. Çaldıran ve Mısır seferleri döneminde Edirne’de bulundu ve Rumeli’nin güvenliğini sağladı.

Padişahlık Dönemi

Babası Yavuz Sultan Selim 1520 yılında yaşamını yitirince, 26 yaşındayken Osmanlı İmparatorluğu padişahı oldu. Karşılaştığı ilk sorun, Memlüklü Canberd-i Gazali‘nin ayaklanmasıydı. Gazali Halep’e saldırdığında, orada Vezir Ferhat Paşa ile Osmanlı güçlerini buldu. Mastaba bölgesinde ağır bir yenilgi aldıktan sonra yakalandı ve öldürüldü.

Uğraştığı ikinci sorun ise Macar sorunuydu. 1521 yılında Belgrad Kalesi’ni kuşatıp, Zemlin, Böğürdelen ve bölgedeki diğer kaleleri Osmanlı Yönetimi altına aldı. Savaşa katılmayan Venediklilerle ticaret öncelikli bir antlaşma imzaladı. Bu anlaşma ile Venedik yönetimi İstanbul’da ticari ilişkilerden sorumlu bir balyos atadı.

Kanuni, Rodos kalesini fethetmeye karar verdi. Kara üzerinden Marmaris’e ulaşıp Rodos Adası’na geçerek kaleyi ele geçirmeye çabaladı. 1522’de kale teslim alındı. Kanuni, Rodos Şövalyelerinin ve diğerlerinin istediği yere gitmelerine izin verdi. Sonrasında, Rodos Adası yakınlarındaki bazı diğer adalar da Osmanlı Devleti tarafından ele geçirildi.

Rodos’un fethinin ardından, Kanuni, Piri Mehmet Paşa‘yı Sadrazamlıktan emekli etti. Yerine Has odabaşı olduğu dönemde padişahla yakın ilişkiler kuran İbrahim Ağa‘yı getirdi. Bu dönemde Kadızade Mehmet Bey Mısır valiliğini isteyen Ahmet Paşa’yı öldürdü. Ayaklanma başlamadan önlenmiş olsa da Padişah İbrahim Ağa’yı Mısır’da tekrar düzeni sağlaması için oraya gönderdi.

Kanuni Sultan Süleyman, sınırlarda yaşanan sorunların artması üzerine Macaristan üzerine yeni bir sefer düzenleme kararı aldı. Sadrazam İbrahim Paşa yaklaşık 100 bin kişilik ordu ile birlikte, önden Macaristan’a gitti. Kanuni’de arkasından Macaristan’a doğru yürüdü. Mohaç Ovası’nda, 29 Ağustos 1526 tarihinde yapılan savaş çok kısa zamanda bitti. Macar Kralı Layoş ve lider komutanları savaş meydanında öldürüldü. Parçalanan Macar ordusunun sağ kalanları kaçmaya çalıştı. Savaşın ardından Kanuni, Macaristan’ın başkenti Budin’e doğru ilerledi. Segedin ile birlikte birçok kale fethedildi. Kanuni, Macaristan tahtını Erdel Voyvodası Zapolya Janoş‘a verdi.

Anadolu’da patlak veren ayaklanmalar Diyarbakır Beylerbeyi Hüsrev Paşa’nın çabalarıyla bastırıldı. Ayaklanma çıkaranlar cezalandırıldı. Kanuni Sultan Süleyman ise bu sefer Viyana’ya sefer düzenleme kararı aldı. Erdel voyvodasının Osmanlı desteğiyle birlikte Macar kralı olarak ilan edilmesinden sonra, Avusturya-Alman imparatoru Ferdinand, Zapolya Janoş‘u tahttan indirmek için Macaristan’a gitti. Zapolya‘nın Kanuni‘den yardım talebi üzerine, İstanbul’dan 200 bin kişilik bir orduyla ve 300 savaş topuyla yola çıkan Kanuni Budin’i tekrar ele geçirmesinin ardından Avusturya topraklarına geçti. Ferdinand, topraklarına giren Osmanlı güçleriyle yüzleşemedi. Kanuni, 1529 yılının Eylül ayında Viyana’yı kuşattı ancak bir sonuç alamadı. Osmanlı Ordusunun dönüşünü fırsat bilen Avusturyalılar tekrar sınırda ve Macar topraklarında karışıklık çıkarıp, ardından da Budin’i kuşatmaya devam ettiler. Kanuni yeniden sefere çıktı. 1532 yılında 100 bin kişilik bir ordu ile yola çıktı. İlk olarak Egezseg ve Şikloş kalelerini, ardında da Belovar ve Berzeen kalelerini teslim aldı. Bu zamanda 125 kale teslim alındı. Ancak Avusturya kralı Ferdinand’ın Osmanlı Devleti’ne vergi vermeyi kabul etmesi ve Zapolya’nın Macar Kırallığını tanıma sözü vermesi ile savaş yapılmadan geri dönüldü.

Aynı dönemde İran’da önemli olaylar yaşanıyordu. Sefere çıkmayı kararlaştıran Kanuni, Haziran 1534’te yola çıktı. Sadrazam İbrahim Paşa ile Hoy dolaylarında birleşti. Derbent, Kasrışırin ve Hemedan’dan geçerek Bağdat’a ulaştı. Ancak İranlılar şehri terk etmişlerdi. Bu sebeple Bağdat kolayca ele geçirildi (Aralık 1934). Kanuni Sultan Süleyman, Fransa’nın Kralı I. François tarafından gönderilen Elçi olan Forest üzerinden Fransa’ya ilk kapitülasyonları verdi (1536). Aynı sene içinde, Kanuni 13 yıldır kesintisiz olarak Sadrazam olan Damat İbrahim Paşa‘yı (Makbul ve Maktul) idam ettirdi. Onun yerine Ayas Paşa Sadrazamlığa getirildi.

Cezayir gibi önemli bir ülkeyi Osmanlı yönetimine getiren Barbaros Hayrettin Paşa, 1538 yılında Osmanlı Donanması ile birlikte büyük Haçlı Seferleri filosunun komutanı ünlü denizci Andrea Doria‘yı bozguna uğrattı. Bu şekilde Osmanlı Devleti’ne Akdeniz’in tek egemenliğini getirmiş oldu. Osmanlı donanması Preveze’de muzaffer olurken, Kanuni Sultan Süleyman da Boğdan’da büyük zaferler elde etti.

Aynı sene içinde, Mısır Valisi Hadım Süleyman Paşa’nın komuta ettiği bir donanma ile Hindistan üzerine sefere çıktı. Çünkü bu dönemde Hint Okyanusu üzerinde etkin olan Portekizlilere karşı, Gucarat hükümdarı Bahadır Şah yardım talep etmişti. Fakat sonrasında Bahadır Şah‘ın Portekizliler ile yaptığı anlaşma nedeniyle Hadım Süleyman Paşa‘nın seferi sonuçsuz kaldı.

Kanuni Sultan Süleyman Avusturya Kralı Ferdinand’ın Alman birliklerinin desteğiyle Budin’i kuşatması üzerine 1541 yılında yeniden Macaristan üzerine bir sefer düzenledi. Budin ve Peste Osmanlı Devleti’ne bağlandı. Budin eyalet merkezi yapıldı ve 12 sancağa ayrıldı. Barbaros Hayrettin Paşa’nın komuta ettiği Osmanlı Donanması, Kral I.François‘ya yardım etmeye gitti. Aynı zamanda Kanuni de, Avusturya seferini başlattı. Estergon Seferi de denen bu sefer sonucunda Şikloş, Estergon ve İstolni gibi Belgrad kaleleri teslim alındı. Ardından Avusturyalılar, 300 bin duka altın bedelini ödemeyi kabul edip barış talebinde bulundular. Kanuni doğu bölgesine düzenleyeceği sefer nedeniyle bu talebi kabul etti.

Doğuda bazı Osmanlı Topraklarını ele geçiren Şah Tahmasb‘ı durdurmaya karar veren Kanuni, 1548 yılında sefere çıktı ve tekrar Tabriz’i ele geçirdi. Tahmasb tekrar ortaya çıkmadı. Ertesi sene Erzurum Beylerbeyi göreve getiren Kanuni, İranlılarla işbirliği içerisinde olan Gürcülerin bazı kalelerini ele geçirdi. Kanuni de tekrar İstanbul’a geri döndü. 1552 yılında Kanuni’nin Edirne’de bulunduğu sırada, İranlılar yeni bir ayaklanma düzenledi. Van, Erciş, Ahlat ve Adilcevaz’ı ele geçirdiler. 1554 yılında Kanuni tekrar İran üzerine sefer düzenledi. Tahmasb tekrar karşı çıkmaya cesaret edemedi ve Amasya civarında İranlılarla anlaşma sağlandı (1555). Tebriz, Doğu Anadolu ve Irak bölgesinin Osmanlı toprağı olduğu kabul edildi. Bu sefer esnasında Şehzade Mustafa‘nın öldürülmesiyle Şehzade Selim ile Şehzade Bayezit arasındaki mücadeleyi kaybeden Şehzade Bayezit İran’a kaçmak durumunda kaldı.

Ölümü

1565 yılında Turgut Reis komutasında Malta Adası kuşatıldı, ancak Turgut Reis‘in öldürülmesi nedeniyle kuşatma sonuçsuz kaldı. 1564 yılında, Avusturya Kralı I. Maximilian‘ın Osmanlı İmparatorluğu’na, vermesi gereken vergiyi ödememesi nedeniyle, 1565 yılında Kanuni Sultan Süleyman, Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın ısrarıyla hasta olmasına rağmen sefere gitti. Bu sefer ile Sigetvar Kalesi kuşatıldı. Ancak Kanuni kalenin el geçirilmesinden bir gün önce yaşamını yitirdi (6 Eylül 1566). Cenaze İstanbul’a getirildi ve Süleymaniye Camii avlusundaki türbeye gömüldü.

Kanuni Sultan Süleyman, 46 yıllık padişahlık dönemiyle tahtta en uzun süre kalan Osmanlı sultanıdır. Muhteşem Süleyman ismiyle tüm dünyaca bilinmektedir. Kanuni’nin padişahlık döneminde, siyasi, kültürel ve toplumsal alanlarda Türk karakteri ortaya koyulmuştur.

Kanuni Sultan Süleyman çıkardığı kanunları ile Kanuni unvanını aldı. Ayrıca adı İstanbul’da yaptırmış olduğu Süleymaniye ve Şehzade camileri ile de anılır. Biri Farsça, olmak üzere Muhibbi mahlasını kullandığı divanları bulunur.

Kanuni Sultan Süleyman Belgeseli