Josef Stalin

Sovyet Devlet Adamı, PolitikacıJosef Stalin

Doğum           : Gürcistan 1879

Ölüm              : Moskova 1953

Asıl Adı         : Josef Vissarionoviç Cugaşvili

Yoksul bir kunduracının oğluydu. Önce bir papaz okulunda, daha sonra Tiflis’teki Ortodoks İlahiyat Semineri’nde öğrenim gördü (1894). Devrimci düşüncelerin etkisinde kalarak 1898’de Mesame Dasi adlı Gürcü sosyal demokrat örgütüne üye olunca, okuldan atıldı. Tiflis Gözlemevi’nde çalışmaya başladı. 1901 ‘de, RSDİP’nin (Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi) 9 kişilik Tiflis Komitesi’ne seçildi. Gürcüce yayımladığı yeraltı gazetesi Brdzolu’daki (Mücadele) yazılarıyla Lenin‘in politikasına siyasetine destek oldu.

1902’de Batum’da tutuklandı. İrkutsk’a sürüldükten sonra kaçarak Tiflis’e döndü (1904) ve RSDİP’in Bolşevik kanadına katıldı, Aralık 1905’te Lenin ile tanıştı, partinin toplantılarına katıldı (1906-1907), Bakü’de birçok grevi örgütledi (1907), 1908’de Vologda’ya sürüldü. 1911 ‘de kaçtı.

Bolşevikler’in ayrı bir parti oluşturduğu 1912 Prag Konferansı’nda Lenin‘in önerisiyle Merkez Komite’ye ve 4 kişilik Rusya Bürosu seçildi. Nisan 1912’de yayımlanmaya başlayan Pravda (Gerçek) gazetesinin ilk başyazarı oldu. Mayıs 1912’de tutuklandıysa da kısa bir süre sonra yine kaçmayı başararak Polonya’nın Krakow kentinde toplanan Merkez Komitesi toplantısına katıldı. Ardından Viyana’ya gitti ve orada ünlü eseri Marksizmi Vaprosyiakoznaniya’yı (Marksizm ve Ulusal Sorun) yazdı. Kendisine o sıra Koba (başa çıkılmaz) yerine, Stalin (çelik adam) takma adı verildi.

Şubat 1913’te St. Petersburg’a dönüşünde Bolşevik önderlerle birlikte Sibirya’nın Kuzey Kutbu’na en yakın yerlerinden birine sürgün edildi. 1917 Şubat Devrimi sırasında genel afla Petrograd’a döndü ve Pravda’nın başyazarı oldu. Nisan 1917’de RSDİP Bolşevik’in 7. Konferansı’nda yeniden 5 kişilik Merkez Komite’ye seçildi.

1917 Ekim Devrimi’nin başarısından sonra Lenin‘in başkanlığındaki Halk Komiserleri Konseyi’nde milliyetler bakanı oldu. Bu görevi sırasında Sovyet federalizmini yarattı, askeri görevler üstlendi. Ordular siyasal komiseri olarak 1918’de Çaricin’in (bugün Volgograd), 1919’da da Petrograd’ın savunulmasına katıldı. Nisan 1922’deki 11. Kongrede Parti Merkez Komitesi Genel Sekreterliği’ne seçildi ve milliyetler ile işçi ve köylü denetim komiserliği görevlerini de korudu. Lenin‘in ölümünün ardından Mayıs 1924’te toplanan 13. Kongre’de genel sekreterlik görevini sürdürmesine karar verildi.

Lenin‘in ölümü Troçki ile Stalin arasındaki ideolojik çatışmaların başlangıcı oldu, Troçki, sürekli ve evrensel devrim görüşünü savunuyordu. Stalin ise NEP’e muhalefet eden Troçki ve yandaşlarına savaş komünizmi döneminde zorla ürünlere el koymanın köylülerin muhalefetine neden olduğunu hatırlatarak, köylüleri aşırı zorlamamak gerektiğini vurguluyor, tek ülkede sosyalizmin kurulabileceği tezini savunuyordu. Bu temelli görüş ayrılıkları sürerken Troçki, Ocak 1928’de önce Orta Asya’da, Alma Ata’ya, daha sonra İstanbul’a sürgüne gönderildi ve yandaşlarıyla birlikte partiden çıkarıldı.

Stalin 1934’te Merkez Komitesi üyesi Kirov’un bir suikast sonucu öldürülmesi üzerine muhalefete karşı yaygın bir baskı kampanyası başlattı, ardından geniş çaplı tutuklamalara ve idamlara girişti. 1939’da Hitler ile bir saldırmazlık antlaşması imzalamasına karşın, Haziran 1941 ‘de Almanya, üç milyon kişiyi aşan bir kuvvetle SSCB’ye saldırınca, Molotov, Malenkov, Beria ve Voroşilov ile birlikte bir Devlet Savunma Komitesi oluşturdu. Parti Genel Sekreterliği’nin yanı sıra başbakanlığı ve savunma bakanlığını da üstlendi. Başkomutan ve mareşal oldu. SSCB, yaklaşık 20 milyon insan yitirmesine karşın, 1943 kışında Stalingrad’da Almanları ağır bir yenilgiye uğrattı. Stalin savaş sonrasında müttefikleriyle Tahran, Yalta ve Postdam görüşmelerinde olumlu koşullar sağladı.

Savaştan sonra ise ölümüne kadar geçen sekiz yıl boyunca, çevresinde bir kişiye-tapma kültü geliştirdi. Ölümünden üç yıl sonra, 1956’daki 20. Kongre’de Kruşçev‘in yaptığı açıklamaların sonunda kişi kültü başka olmak üzere Stalin döneminin kimi uygulamaları açıkça eleştirildi, döneminde mahkûm edilen politik kadroların ve öbür kişilerin bir bölümü aklandı.

Stalin, kuramcı olmaktan çok, bir eylem adamıydı. Yabancı ülkelerde çok az kaldığından, Batı Avrupa’da sürgünde yaşayan öbür devrimciler kadar sürekli bir düşünce yaşamı olmadı. Lenin‘in ölümünün ardından 30 yıl SSCB’nin iç ve dış politikasına damgasını vurdu. Öldükten sonra, bir yandan SSCB’nin endüstrileşmesi ve sosyalist ekonominin kurulması için gösterildiği çabalarla ve ülkesinde İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki “zafer babası” imgesiyle değerlendirirken, öte yandan, muhaliflerine karşı sertliği ve kişi kültü yaratmakla eleştirildi.

Josef Stalin Başlıca Eserleri

  • Marksizm i Voprosyiazykoznaniya (Marksizm ve Ulusal Sorun) 1913,
  • Voprosy Leninizma (Leninizmin İlkeleri) 1924,
  • Soçineniya (Toplu Eserler, 13 cilt) 1946-1952,
  • Ekonomiçeşkie problemy sotsializma v SSR (Sosyalist Ekonominin Sorunları) 1952,
  • Marksizm ve Dil (1950).

Josef Stalin Belgeseli